11 Nisan 2018 Çarşamba

Babaannemin BöĞĞĞĞreği

Her insanın unutamadığı, 7/24 olsa yiyebileceği tatlar vardır bence.. Benim için bunlardan biri canım babaannemin böreğidir.. Hani basiretin bağlanır, nasıl olsa hep hayatımızda vardır ve hep olacaktır diye o çok sevdiğin insan tarifini almazsın bi türlü.. Zaten her gittiğimizde hazır yapılmış olurdu o börek, fırında sıcacık bizi bekler, bittiyse ertesi gün biz uyanana kadar yenisi yapılmıştır bile. Bi bunun tarifine yanarım(tarif var ama yapabilen yok, elde nasıl bir ustalık olmuşsa her gün izlemen lazım ki ancak elin alışsın) bir de elmalı turtasının güzelliğini kaçırdığıma.. Kat kat açıp harika bir hamur yapardı. Adı Arnavut böreği miydi acaba, hatırlayamadım..

Biz Çan'da yaşardık, babaannem ve dedem Burhaniye'de. Her bayram, tatil vb fırsatlar bulduğumuzda yanlarına giderdik, iyi ki gitmişiz, iyi ki bol bol zaman geçirebilmişim onlarla.. Babaannem çok hamarattı, eli çok lezzetliydi. Bence bunda dedemin de payı var, Pazartesi öğlenden sorardı Hacer hanım yarın öğlen ne yiyeceğiz diye. Küçük aklımla buna anlam veremezdim ama meğersem çarşıya çıkıp alışveriş yapmak için sorarmış adamcağız :) Babaannem de sayardı şu şu şu İlhami bey diye. Hanım ve bey diye hitap etmeleri ne güzel di mi :) Biz gittiğimizde herkesin en sevdiği yemekler hazır olurdu. Kardeşime pireee(patates püresi), bana yaprak sarma(en sevdiğim, yumuşacık yapardı), annemin babamın sevdikleri, geleneksel aile yemeği sura(sanırım kaburga dolması diye çevirebilirim bunu) ve tabiki en sevdiğimiz börek(bi sürü bi sürü kalp koyabilmek isterdim bunu yanına :) ).. Börek kışın ıspanaklı, yazın patlıcanlı olurdu, Allahım her biri ayrı lezzetli.. Suranın kaburgaları için sıraya girerdik zaten 4 torun :)
Annem ve yengemin yemekleri harika olur, ikisinin de elinin lezzeti ayrıdır ve çok iyidir ama gel gelelim ikisi de bu böreği yapamıyor yahu :( Valla olmuyor anacım.. Babaannemin sakladığı ufak ama çok önemli bi lezzet sırrı vardı bence :))) Surayı yapabiliyorlar, herşeyi yapabiliyorlar ama yok bu börek olmuyor. İşin kötüsü kardeşim bundan istiyor, babam keşke olsa da yesek diyor ve hamile ben ne yapsın??? Gözümün önünden gitmiyor o börek. Allahım şu an bunları yazarken karnımdaki ufaklık pat pat tepikliyor, o kadar seviyoruz börek yemeyi :) Yıllardır o tat yakalanamadı ve yakalanamayacak sanırım, ağlamak istiyoruuuuuum.. Babaannemin küçük bi tarif defterini bulmuştum annemler de, bir kaç tane fotoğrafını çekmiştim ama bulamıyorum şimdi, ekleyemeyeceğim yazıya :((

Her şeyden geçtim de keşke hayatta olsaydılar.. 4 torunundan 3 torunu evlendi ve şimdi hepimizin birer evladı var(ben 2. tura döndüm o ayrı :) ). Babam ve amcam şimdi kendi torunlarını seviyor.. Babaannem her ne kadar dillendirmese de erkek torunları, yani Özgür abim ve kardeşim Yiğit, onun için azıcık daha kıymetliydi sanki :) e biri ilk göz ağrısı diğeri son torun. Biz Duygu'yla arada kalan kız torunlar :))) Bizden gelen torunlar da hep erkek maşallah :) Babaannem görse bugünleri bi bu kadar daha yaşardı herhalde :) Çok özledim.. Yattıkları yerde huzur bulsunlar, mekanları cennet olsun..

Bu arada başlıkta bir sürü ğ olmasının sebebi Hamdi :) Benimle hep dalga geçer böĞĞrek diyorum diye. Ay ne yapayım, öyle alışmışım yani. Ayrıca maĞĞrul ve bir kaç kelimem daha var dalga geçtiği. E onun da var yani ben dalga geçiyor muyum hiç :) Hem kim bilir kaç kişi benim gibi böĞĞrek diyordur yaaa :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder